• bilgi@tumistanbul.com
  • 0212 934 0 741

HABER DETAYI

5 Haziran 2018 10:30

İstanbul Süleymaniye Camiinin Tarihi

İstanbul Süleymaniye Camiinin Tarihi

Kanuni sultan Süleyman 1494 yılın Trabzon’da selimin oğlu olarak dünyaya gelmiş bir imparatordur. Kanuni sultan Süleyman döneminde Osmanlı devleti altın devrini en zengin devrini yaşamıştır kanuni sultan Süleyman başarılarının yanında yazmış olduğu muhibbi mahlası ile yazdığı gazelleriyle de meşhurdur. Kanuni sultan Süleyman verdiği doğru kararlarıyla bilinen ve örnek alınan bir padişahtır.Kanuni sultan Süleyman daha çok küçük yaşta bilim sanat tarih din ve askeri alanda eğitimlerine başlamıştır ve eğitim alanında zekası ile birlikte çok hızlı ilerlemiştir.

İlk olarak sancak beyi olduktan sonra kanuni sultan Süleyman birçok sefere katılmıştır ve bu seferlerde büyük başarılar elde etmiştir elde ettiği başarılarla kanuni sultan Süleyman Osmanlıya altın zamanlarını yaşatmıştır. Kanuni sultan Süleyman’ın askeri alanda yapmış olduğu başarıların yanında eğitim alanında din alanında ve bilim alanında da birçok girişimi bulunmaktadır. Kanuni sultan Süleyman yaşadığı dönemde birçok medrese yaptırmıştır. Tıp alanında matematik alanında ilerlemeler sağlandığı için medreselerde sınıflandırmalar başlatılmıştır. Süleymaniye medresesi ve sahn-ı seman medresesi olarak sınıflandırılmıştır. Sahn-ı seman medresesinde hukuk, ilahiyat ve edebiyat dallarında eğitim verilmiştir.Süleymaniye medreselerinde de tıp ve matematik alanında eğitim verilmiştir. Gelelim sultan Süleyman için yapılan mimariye. Sultan Süleyman’a hayranlık duyan mimar Sinan Süleymaniye camisini 1550 ile 1557 yılları arasında 7 yıl süren bir çalışma ile yapmıştır. Camide 4 adet minare bulunuyor, minarelerde toplamda 10 adet şerefe bulunmakta, caminin büyük kubbesini 4 adet sütun taşıyor, camide sesin her yerden duyulabilmesi için mimar sinen hassas bir çalışma yapmış ve caminin belli bölgelerine sesin her yerden duyulması için boş küpler koymuştur. Caminin içi aslında sade bir yapı olmasına rağmen çok ihtişamlı bir görüntüyede sahiptir görenleri hayran bırakmaktadır. Caminin içerisine dönemin ustalarından olan Ahmet Karahisar’ı ve en az onun kadar başarılı olan öğrencisi ile birlikte hattat çalışması yapılmıştır. Ve kubbeye büyük yazılarla yazılmış okuması kolay Arapça nur suresi yazılmıştır.

Camide birçok çini kullanılmıştır. Yine caminin içerisine ince işlik olarak döneminin en ustası sarhoş İbrahim tarafından vitray desenleri çizilmiştir. Süleymaniye cami yapımında elektrik mümkün olmadığı için içeresi birçok kandil ile aydınlatılmıştır. Bu mimaride kullanılan kandillerden çıkan duman ile cami içerisinde kirlilik olması gerekirken büyük usta mimar Sinan yine hayran bırakan zekası ile bu dumanı bir noktada toplamayı başarmıştır dumanı dahi değerlendiren mimar Sinan bunlardanda mürekkep üreterek bir çok eserin yazılmasına fermanın yazılmasına araç olarak bu mürekkepleri vermiştir. Mimaride çok yüksek tavanlar mevcut olacağından tavan kısımların temizlenmesi pek mümkün olmayacaktır temizlenemediği içinde birçok örümcek ağı ile sarılıp kalabilecektir tabi ki bunu da düşünen mimar Sinan örümcek ağlarından korunmak için caminin çeşitli yerlerine deve kuşu yumurtası koymuştur bu yumurtalar sayesinde örümcekler ağ oluşturamamıştır. İstanbul da geçmişten günümüze birçok deprem yaşandığı için Süleymaniye cami yapısı sırasında da olası bir depreme karşı önlem alan usta mimar Sinan caminin önce temelini atarak 1 yıl bekletmiştir daha sonra yapımına başlamıştır. Gelelim caminin bazı özelliklerine; camide 4 adet minare bulunmasının sebebi İstanbul’un fethinden sonraki 4. Padişahın kanuni sultan Süleyman olmasıdır. Minarelerde bulunan 10 adet şerefenin anlamı ise kanuni sultan Süleyman’ın Osmanlı’ya 10.padişah olmasıdır.

HABERE YORUM YAP

HABERE YAPILAN YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.